Habib-i Neccar Camii’nin Hikayesi Nedir? 55

Habib-i Neccar Camii’nin Hikayesi Nedir?

     Hatay ili içerisinde ve Kurtuluş ile Kemalpaşa Caddesi arasındaki kavşakta yer almaktadır. Habib-i Neccar Camii Hz. İsa’nın havarilerine ilk inanlardan olan ve bunun uğruna canını feda eden birinin adını taşımaktadır. Caminin yakınlarında bir de Habib-i Neccar türbesi bulunmaktadır. Anadolu da kurulmuş olan ilk cami olarak bilinmektedir ve Osmanlı döneminin eseri olarak günümüze kadar gelmiştir. Caminin hem Hıristiyanlar hem de Müslümanlar için çok büyük bir değeri ve önemi bulunmaktadır. Hatay şehrini ziyarete gelen yabancılar için Habib-i Neccar cami uğrak mekânlardan biridir. Hıristiyanlar için bu caminin anlamlı ve değerli olmasının sebebi Müslümanlara ait olan ibadethanesinin avlusunda Hz. İsa’nın havarileri olan Yahya, Yunus ve Şem-un Sefa’ya ait olduğu iddia edilen kabirler bulunmasıdır. Müslümanlar için değerli ve anlamlı olmasının sebebi ise Anadolu da ilk yapılan camii olması ve Habib-i Neccar’ın hikâyesinin Yasin suresinde geçmesi ve hatta anlatılmasından kaynaklanmaktadır.

Görmeden Dönmeyin: Habib-i Neccar Camii

Habib-i Neccar Camii Hatay’a gidenlerin görmeden gelmemesi gereken, her taşı tarih kokan, herkes tarafından ilgi çeken ve mimari açıdan da göz kamaştıran bir yapıdır. Kendine özgü hikâyesi ile Hatay şehrine ilgiyi artıran bir camidir. Hoşgörü kenti olarak nitelendirilen Hatay’da görülmesi gereken yerler içinde önemli bir yeri olan Habib- Neccar camisi hala ibadete açık olmak üzere hizmet vermektedir. Hem Hıristiyanlar hem de Müslümanlar için Hatay’da gezilecek yerlerin başında Habib-i Neccar Camii gelmektedir. Caminin özellikle dikkat çeken özellikleri ise, kubbe geçişlerinin pandantifle sağlanmış olması ve cemaat yerinde çapraz sivri tonozların örtü sistemi olarak kullanılmasıdır.

 

Habib-i Neccar Camii
Habib-i Neccar Camii

Habib-i Neccar Efsanesi

Kaynaklarda belirtildiğine göre Habib-i Neccar Hatay’da marangozluk ile uğraşan sıradan biriydi. Kazancının yarısını fakirlere dağıtmakta diğer yarısını ise çocuklarına harcamaktaydı. Ta ki Hz. İsa’nın elçileri olan Yahya ve Yunus şehre gelene kadar… İsa peygamber döneminde gelen elçilere iman etmiş ve gönülden inanmıştır. Bu inancından dolayı ise şehit edilmiştir. Efsaneye göre Habib-i Neccar cüzam hastalığı olan bir oğlu olduğu için şehir merkezinden uzakta bulunan şehrin doğusundaki bir mağarada yaşamını sürdürmektedir.

Habib-i Neccar Camii yapısına da ismini veren Habib-i Neccar’a Hz. İsa’nın elçileri olan Yunus ve Yahya şehre ilk olarak dağ tarafından girerler ve orada Habib-i Neccar ile karşılaşırlar. Habib-i Neccar Yunus ve Yahya’ya kim olduklarını sorduğunda İsa peygamberin havarileriyiz cevabını alır. Bu cevaba karşılık olarak Habib-i Neccar bir delil göstermelerini ister. Onlar da ‘’biz hastalara şifa veririz’’ derler. Marangoz olan Habib-i Neccar ise cüzam hastası olan oğlunu onların yanına getirir. Elçiler şifa bulması için Allah’a dua edeler ve çocuk o günden sonra iyileşir. Bu olay karşısında ise elçiler Habib-i Neccar’ın güvenini ve inancını kazanmıştır. O günden sonra Habib-i Neccar havarilere inanır ve onlara iman eder. Elçilerin amacı tek bir yaratanın olduğunu insanlara anlatmaktır. Fakat kimse onlara inanmaz. Hastalara şifa verdikleri tüm şehirde duyulmaya başladığında tüm insanlar elçilerin etrafında toplanmaya başlamıştır. Bunu duyan kral ise Yahya ve Yunus’u hiç sorgulamadan ve konuşturmadan zindana attırır.

Habib-i Neccar’ın Şehadeti

Hz. İsa ise o dönemde havarilerinden bir haber alamayınca üçüncü elçi olan Şem-un Sefa’yı şehre gönderir. Şem-un Sefa diğer elçiler gibi kim olduğunu kimseye söylemez ve bu sayede saraya kadar girer. Öncelikle kralın güvenini kazanır daha sonra da krala zindana attığı iki elçi ile görüşmek ve kim olduklarını sorgulamak istediğini söyler. Kral onu kırmaz. Şem-un Sefa elçilere ellerinde bir delil olup olmadığını sorar ve onlar da ölüleri dirilttiklerini söylerler. Bunun üzerine bir ölü getirirler ve onu diriltmelerini söylerler. Yunus ve Yahya dışından Şem-un Sefa ise içinden dua eder ve ölü dirilir. Kral ise bu gördüklerinden sonra ikna olur ve onlara iman eder. Fakat halk bunu kabullenemez. Habib-i Neccar halkı inandırmaya çalışır. Halk en sonunda üç elçiyi ve Habib- Neccar’ı taşlayarak şehit eder. Habib-i Neccar Camii bu hikayenin günümüze kalan tek somut hatırasıdır.

Hatay Gezinizde programınıza eklemek isteyebileceğiniz diğer tarihi ve doğal güzellikler için tıklayın.

Kaynak: Diyanet Resmi Sitesi

Bir önceki yazımız olan Bakras Kalesinin Sırrı Nedir? başlıklı makalemizde Bakras Kalesi, hatay gezisi ve hatay'da gezilecek yerler hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yaz

    1 Yorum

  1. faydalı bir yazı olmuş